Her yıl milyonlarca öğrencinin kaderini belirleyen Liselere Geçiş Sistemi (LGS), bu yıl da tartışmaların odağında yer aldı. Ancak 2026 LGS’sini farklı kılan, sınavın ardından neredeyse tüm öğrencilerden yükselen ortak bir cümleydi:
“Bu, son yılların en zor LGS’siydi.”
Biz de bu tartışmaları, sınava giren öğrencilerden biri olan Sude Ş. ile konuştuk. Verdiği yanıtlar, yalnızca bireysel bir değerlendirme değil; sınava giren binlerce öğrencinin ortak hissiyatını da yansıtıyor.
Sude Ş.’ye göre 2026 LGS, beklentilerin çok üzerinde bir zorluk seviyesine sahipti.
“Sorular son yılların en zor LGS sorularıydı. MEB ters köşe yaptı diyebiliriz. Önceki seneleri ve uzmanların görüşlerini adeta boşa çıkardı.”
Özellikle matematik testi ise öğrencilerin en fazla zorlandığı bölüm olmuş.
Sude Ş., matematik sorularının ilk bölümünün görece kolay görünerek öğrencileri yanıltabileceğini ifade ediyor.
“En zor ders matematikti. Ama önceki yıllardan farklı olarak ilk 8 soruyla öğrenciyi rahatlattılar, sonrasında ise sorular ciddi şekilde zorlaştı. Bana göre 2018’den bu yana gelen en zor matematik sorularıydı.”
Sınav süreci yalnızca akademik hazırlıktan ibaret değil. Öğrencilerin psikolojik dayanıklılığı da başarı üzerinde önemli bir etkiye sahip. Sude Ş., yoğun çalışma temposuna rağmen sosyal hayatından tamamen vazgeçmediğini belirtiyor.
“Açıkçası çok ders çalışmayı seven biri değilim. Ama sınav senesinde hem çalışıp hem de moralimi yüksek tutmam gerekiyordu. Bu yüzden arkadaşlarımla vakit geçirmeye ve dışarı çıkmaya da zaman ayırdım.”
LGS’nin ardından kamuoyunda gündeme gelen iptal edilmesi gereken soru tartışmaları da röportajımızın başlıklarından biriydi.
Sude Ş., özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testindeki bir soruya dikkat çekiyor.
“Evet, iptal edilmesi gerektiğini düşündüğüm bir soru var. Din Kültürü testindeki ‘Takriri sünnet’ ifadesini daha önce hiç duymamıştım. Bu kavramla ilk kez LGS’de karşılaştım.”
2026 LGS, yalnızca sonuçlarıyla değil; zorluk seviyesi ve soru tercihleriyle de uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Öğrencilerin ortak değerlendirmeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın gelecek yıllardaki sınav politikaları açısından da önemli bir veri niteliği taşıyor.
LGS gibi milyonlarca öğrenciyi doğrudan etkileyen sınavlarda, yalnızca başarı oranları değil; öğrencilerin sınav deneyimleri ve sahadaki gözlemleri de dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir gösterge olmaya devam ediyor.

