Selim Enes Çopur
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Geçmiş Olsun Türkiye

Geçmiş Olsun Türkiye

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlarım,

Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda yaşanan o dehşet, artık yalnızca bir “asayiş olayı” olarak ele alınamaz. Çünkü bu tablo, tek bir failin ötesinde, bir sistemin nerede kırıldığını gösteren sert bir uyarıdır. Okul dediğimiz yer, bir çocuğun en güvende olması gereken alandır. Eğer o alan savaş sahnesine dönüyorsa, burada sadece bireysel bir trajedi değil, çok katmanlı bir çöküş vardır.

★★★

Olayın detayları ürkütücü olduğu kadar düşündürücü. Bir çocuğun, bu kadar uzun süre plan yapabilmesi, mühimmat toplayabilmesi, taktik geliştirebilmesi ve bunu hayata geçirebilmesi… Bu zincirin herhangi bir halkasında güçlü bir denetim olsaydı, bugün bambaşka bir tablo konuşuyor olurduk.

Ama olmadı.

Çünkü mesele sadece bir çocuğun ne yaptığı değil, o noktaya gelene kadar kimlerin neyi görmediği, neyi ciddiye almadığıdır.

★★★

Silah meselesi burada kilit başlıklardan biri. Ruhsatlı silahların, hele ki kamu görevlilerine ait olanların, bu kadar kolay erişilebilir olması kabul edilebilir bir ihmal değildir. Bu, “dikkatsizlik” kelimesiyle geçiştirilemeyecek kadar ağır bir sorumluluk alanıdır.

Devlet, vatandaşından sorumluluk beklerken kendi mekanizmalarında aynı hassasiyeti göstermek zorundadır. Eğer bir çocuk, evin içinden bir cephanelik çıkarabiliyorsa, burada bireysel hata değil, sistem açığı vardır.

★★★

Ama mesele yalnızca silah değil.

 

Bugünün dünyasında tehlike sadece fiziksel değildir. Dijital alan, artık gençlerin kimlik kurduğu, anlam aradığı, bazen de karanlık düşüncelerle karşılaştığı bir alan haline geldi. Bu alan denetlenmediğinde, yalnız bırakıldığında ve rehberlik edilmediğinde, sonuçları çok ağır olabiliyor.

 

Burada ne okullar ne aileler ne de kamu otoritesi tek başına sorumluluktan kaçabilir.

Çünkü ortada ortak bir ihmal alanı var.

★★★

Daha da sert söylemek gerekirse: Bu olay, “önlenebilirdi” hissini çok güçlü şekilde veriyor. Ve bir olay önlenebilirdi halde gerçekleşmişse, o zaman sorulması gereken soru şudur: Neden önlenmedi?

Bu sorunun cevabı verilmeden yapılan her açıklama eksik kalır.

★★★

Toplum olarak genelde bu tür olaylardan sonra refleksimiz bellidir: Üzülürüz, öfkeleniriz, birkaç gün konuşuruz ve sonra unutmaya başlarız. Ama bu olay, unutulabilecek türden değil. Çünkü burada mesele sadece kaybedilen canlar değil; güven duygusunun sarsılmasıdır.

 

Bir çocuk okula giderken ailesi “güvende” diye düşünür. Eğer bu düşünce kırılırsa, eğitim sistemi sadece akademik değil, psikolojik olarak da zarar görür.

★★★

Sonuç olarak şunu net söylemek gerekir: Bu olay, münferit bir şiddet vakası değildir. Bu, denetimsizlik, ihmal ve yönsüzlüklerin birleştiği bir kırılma noktasıdır.

 

Eğer bu kırılma doğru analiz edilmezse, sadece geçmişi konuşuruz. Ama doğru analiz edilirse, geleceği koruyabiliriz.

Ve artık mesele suçlu bulmaktan öteye geçmeli. Mesele, aynı hataların tekrar etmemesini sağlayacak bir sistem kurabilmektir.

Aksi halde her yeni olaydan sonra aynı cümleyi kurmaya devam ederiz:

“Bu da nasıl oldu?”

 

Geçmiş Olsun Türkiye
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

NvarNyok Gazetesi - İzmir ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!


Shield Security Tarafından Korunuyor