Dünya genelinde milyonlarca akıllı telefon kullanıcısı, yeni modeller piyasaya çıktıkça eski cihazlarının batarya performansının düştüğünü ve işletim sisteminin kasıtlı olarak yavaşlatıldığını deneyimliyor. Dijital hak savunucuları ve tüketici dernekleri, teknoloji şirketlerinin yeni ürün satışlarını artırmak amacıyla güncelleme dosyalarına “planlı eskitme” kodları entegre ettiğini savunuyor. Bu durum, hem küresel e-atık krizini tırmandırıyor hem de ekonomik kriz döneminde tüketicilerin bütçesine doğrudan darbe vuruyor.
Planlı eskitme (planned obsolescence), bir ürünün kullanım ömrünün üretici tarafından kasıtlı olarak sınırlandırılması veya işlevselliğinin yazılımsal müdahalelerle azaltılması olarak tanımlanıyor. Özellikle akıllı telefon sektöründe, yeni bir amiral gemisi model tanıtıldıktan hemen sonra eski modellere gönderilen işletim sistemi güncellemeleri, cihazların donanım kaynaklarını aşırı tüketerek kullanıcıyı yavaşlama ve donma problemleriyle baş başa bırakıyor.
Sektörel Arka Plan: Geçmiş yıllarda Apple ve Samsung gibi teknoloji devleri, batarya sağlığını koruma gerekçesiyle eski cihazları yavaşlattıklarını kabul etmiş ve Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde “tüketiciyi yanıltma” gerekçesiyle milyonlarca avroluk para cezalarına çarptırılmıştı. Ancak 2026 yılı itibarıyla, gizli algoritmaların ve optimizasyon adı altındaki arka plan işlemlerinin tespiti her geçen gün zorlaşıyor.
Yazılım mühendisleri, güncellemelerin donanımsal gereksinimleri artırmasının doğal bir süreç olduğunu belirtse de, bazı kod bloklarının performansı yapay olarak sınırladığı iddiaları varlığını koruyor. Tüketici hakları dernekleri ise cihazların “tamir edilme hakkının” elinden alınması ve bataryaların gövdeye yapışık üretilmesi gibi donanımsal müdahalelerin de bu stratejinin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Avrupa Birliği, tüketicileri korumak adına akıllı cihazlar için en az 5 yıl boyunca performans düşürmeden güncelleme desteği sunulmasını ve yedek parçaların erişilebilir olmasını zorunlu kılan mevzuatlar üzerinde çalışıyor. Türkiye’de ise Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu ve Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü bu tür şikayetleri inceleme yetkisine sahip.
Küresel E-Atık ve Cihaz Ömürleri Karşılaştırması
Akıllı telefonlar artık lüks değil, kamusal ve profesyonel hayata katılım için zorunlu birer araçtır. Teknoloji şirketlerinin kar marjlarını korumak adına uyguladığı dijital eskitme politikaları, sadece bireysel bütçeleri sarsmakla kalmıyor, geri dönüşümü imkansız binlerce ton e-atık üreterek iklim krizini de körüklüyor. Tüketicilerin yazılımsal şeffaflık talep etmesi ve yasa yapıcıların “tamir hakkı” ile “performans garantisi” yasalarını acilen yürürlüğe koyması gerekiyor.




