Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. İktisada ait değerlendirmelerde bulunan Kılıç, şunları söyledi:
”Bir Cumhuriyet altını bugün prestijiyle 23 bin 354 lira. Bir aylık emeğin karşılığı olan taban fiyat 22 bin 104 lira. Bir aylık minimum fiyatla bir Cumhuriyet altını alabilmek için ek bin 200 liraya muhtaçlık var. ‘Haydi gençler, evlenin!’ Lakin nasıl evlenin, neyle evlenin diye soran yok; ekonomiyi dikkate alan bir yaklaşım da maalesef yok.
“İNSANLAR GEÇİM BADİRESİ ÇEKİYOR”
Mübarek Ramazan’ı idrak ediyoruz, iftarda restoranlar dolu diye sorun yok mu diyeceğiz? Bunu diyenler var ‘iftar vakti bütün restoranlar dolu rezervasyon yapmaya yer bulamıyoruz’. Allah aşkına Türkiye gerçeği bu mudur? Türkiye’yi yönetenler memleketin gerçeğini bu pencereden mi idrak ediyorlar. Evet, iftar saatinde restoranlar dolu lakin ne yazık ki beşerler geçim badiresi çekiyor. Besin enflasyonunda rekor üstüne rekorlar kırılıyor. Lakin dönüp bakan yok, vatandaşın hatırını soran maalesef yok.
“KENDİNE YETMEYEN ÜLKE HALİNE GELDİ”
Türkiye’de tarım adeta bitiriliyor. Pekala, neden? Tarım ülkesi Türkiye, neden kendi kendine yetemeyen bir ülke haline getiriliyor? Birbiriyle savaşan Rusya ve Ukrayna’da bile besin enflasyonu Türkiye’nin dörtte biri düzeyinde. Bu durum, akıl alır gibi değil. Avrupa Birliği ile kıyaslanamayacak bir noktadayız, OECD ile kıyaslanamayacak bir noktadayız. Hatta Afrika ülkeleriyle bile kıyaslanacak durumda değiliz. Savaştaki Rusya ve Ukrayna’daki besin enflasyonu, Türkiye’nin dörtte biri düzeyinde. Bunun ismi yönetmek değil, yönetememektir.
“VİCDANINIZ HİÇ SIZLAMIYOR”
Emeklilerin bayram ikramiyeleri 3 bin liradan 4 bin liraya çıkarıldı, Allah rahmet versin ancak ne diyeceğimizi bilemiyoruz. En düşük emekli maaşı 14 bin 469 lira, ancak emekli hala ucuz et ve Halk Ekmek kuyruğunda. Emekli geçinemiyor. Hiç değilse bir maaş verseniz de, emeklinin bayramda yüzü gülerdi. 4 bin lira nedir Allah aşkına? 65-70 yaşındaki emekliler, geçinemediğinden çalışmak zorunda kalıyor. Etrafınızda bunu görüyorsunuz, ben de görüyorum. Lakin yöneticilerimiz maalesef görmüyor. Sesleniyorum; Gözünüz görmüyor mu, kulağınız duymuyor mu? Vicdanınız hiç mi sızlamıyor?”